"Ey Oğul! Çalış, kazan. Kimsenin malına göz atma. İdareyle sarf eden muzayaka çekmez. Malı çok olub idaresini bilmeyen fakir gibi geçinir. Îrâdına göre masraf et. İsrafdan pek sakın. Hep kesbini ekl etme, bir yana bırak. Kazanılamayacak ihtiyarlık günleri ile sana muhtâc olan evlad u iyâlinin hakkını cem' eyle. Malını tutagör. Ko, düşmana kalır ise kalsın: Nâmerde muhtâc olma. İsraf haram olmakla, insanın helalinden kesb-i mal ederek luzûm-i zarurisine sarf edub bâkîsini beyhûde yere israf etmeyub hıfz eylemesi lâzımdır. Ahvâl-i âlem bir kararda olmadığından bazı zaruret hallerinde nükûd-i mevcûde insana nâfi' olur.
Ey Oğul! Karıncadan ibret al! Arılara bakub çok yeme bal! Hazır olan şey çabuk tükenir. Sen daima sa'y ile helalinden kesb eyle. Zâid olan malını sandıkta hıfz etme. Az çok irade ver ki sen işlersen mal işler: insan öyle genişler. Mahsûlün kesretiyle teshîl bulur her işler."
Sadece etfâlin değil bazı yetişkinlerin terbiyesinde de bu risale kullanılırsa çok iyi olacak:)
Hazır olan şey çabuk tükenir.
YanıtlaSilHakikaten öyle. Bunlar etfala söylenmeli ama kulak dolgunluğu için yoksamne ne anlarlar bundan. Ellerine ne para geçse hemen bakkalda alırlar soluğu.)
mahsulun kesretiyle teshil bulur her işler, anyway... ne güzel şeyler okumuşsunuz böyle, eyyyvallah.